Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Ne kadar söküp atmak istesemde çıkmıyor giderken üzerime yapışan hüzün...
Uyuyamadım...
Bir sigara yaktım...her nefeste bir daha öldürdüm seni...
Bir daha... bir daha...
Dudaklarımı kanattım... ağladım...
Kim yazmış duvarlara sinsice adını? baktığım heryerde sana ait birşey görmek zorundamıyım?
Ben ne zamandır bakmıyorum aynalara bu yüzden... çünkü biliyorum gördüğüm sana ait bir ben olacak yine... Bakamadım... nefret ettim senden ve birçok şeyden... sonra... utandım. Neden gittin seni bu kadar çok severken... Neden... Ne sen anlatabildin ne de ben anladım...
Uyuyamadım...
Alanın harika olmuş arkadaşım;yüregine saglık.....
Ben, Beyaz, narin papatyan. Her bir yaprağıma Düşlerimi yazıp sundum sana. Belki gelirsin diye Umutla boy verdim. Her doğan günde Süzülen kartalda bakışlarını gördüm. Avundum..
Deli rüzgarı nefesin diye soludum.. Başımda bekleyen çılgın bulut sendin. Üzerime düşen her damlada hayat buldum. Büyüdüm, üşüdüm de, Sensiz inen gecede Kapattım düş kokan yaprağımı yalnızlıkta.
Soluktu yarına hayallerim. Yine de umuda dönük yüzüm Seni bekledim... Ellerini bekledim.. Sararsın diye bekledim..
Bak, zamansız kışa döndü baharım. Doruklarda çetin geçer bu mevsim. Hani tutunacak toprağım da kalmadı sarp kayalıkta. Yıllara meydan okuyan cılız bedenim, Düşüyor, görüyor musun?..
Sadeliğimi gizleyen beyazım soluyor Gelecek misin?
Hasret kokan bir gün daha geçiyor yine sensiz. Seninle gezmek ama yanımda olmadan.
Seninle konuşmak ama seni duyamadan, ellerini tutmak sıcaklığını hissetmeden,
hatta sevişmek sana dokunmadan, seni sevmek ama sen hiç hissetmeden, sen beni hiç bilmeden.
Sen damarlarımdaki can gibisin eğer sen olmazsan kanım donar damalarımda.
Kendime ters düştüm; ruhunun esaretindeki ruhum kendini kaybetmiş başı boş dolaşıyor senli yollarda.
İnanmak, başarmanın yarısıdır.
Ben inancımı kaybederken, başarının yarısını kazandım.
Ve hazan mevsimi yaşıyor sararmış gönlüm.Artık gözyaşı değil, kan akıyor sararmış yüreğime.
Ne yapsam olmuyor adın kazınmış beynime, kalbim mühürlenmiş bir kere.
Öğreniyorum sevdiğim.
Umudum yeşil denizinde boğuldu ama o denizde hayat'ta kalmayı,
o denizin mahkumu olmayı ve o deniz de seni severken sensiz yaşamayı öğreniyorum.
Sana susamışlığımı gözyaşlarımla dindirmeye çalışırken; sende kendimi öldürüyorum, sevdanı öldüremediğim için kendimde.
Çok uzaktasın sevgili, Seni göremiyorum Dokunamıyorum ellerine
Ulaşamıyorum ama yine de ağlarken her gece sensizliğine sarılıyorum.
Öylesine eksiğim ki sensiz Öylesine sahipsiz çocuklar gibi ağlıyorum.
Seni kaybetmek, iki kere ölmekten daha zormuş. Ben ölmeyi seninle öğrendim.
İki kere ölmeyi, senin gözlerinden.
O gözler'de cennetin ta kendisi idi. Senin sayende, cennet'te yanmayı öğrendim.
Yürek dağlayan şarkıların hüzünlerinde kaybediyorum kendimi, sensiz saatlerin önemsiz olduğu bir zamanda, bu bedenden firarım geçiyor gözlerimin önünden; bu bedenden ve bu dünyadan,
içimdeki yarım kalmışlık zorluyor beni; adım atamıyorum, yokluğunda ölüyorum;anlamıyorsun yine dağladın yüreğimi 'erim' Ben senin için, için yanarken sen içinde ki bensiz dünyanla içimdeki senli dünyama kendini soruyorsun.
Yaşamak, geceyi sabah, sabahı gece etmek değildir Bazen ağlayıp, sevgilinin dönmesini beklemektir Ağlamak, gözyaşını akıtmak değildir Kaybettiğini anladığında geri dönememektir Mutluluk, gülümsemek değildir Her gece dönmesini beklemektir Aşk, seni seviyorum demek değildir
Kerem gibi dağları delmektir Güneş, ısınmak değildir Sen, herşey demektir Hüzün, gidiyorum demek değildir Sonsuza kadar dönmeyeceğini bilmektir ...
iyi günler arkadaşım...
Apr. 16
erikucciolawrote:
you have a beautiful blog...so pretty.1 kiss to italy....
merhaba canım arkaşım allah öyle güzel bir kalb vermişki sana umud ediyorum hep mutlu olursun bu arada sayfan güzel olmuş gercekten emegine saglık canım arkadaşım şimdilik hoşçakal güzel arkadaşım...
Aşk dediğin ya Allah'tan gelmeli, ya Allah için olmalı, ya da Allah'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı. Aşk "sevgi" boyutuna ulaşmıyorsa, adı batmalı… Sevgi ki, Allah'ın varlıkları yaratmasındaki yegâne gayesi. Sevgi ki Allahu Teâlâ'nın, kullarına yerleştirdiği en güzel hediye. O'ndan gelen ve ona dönecek olan en anlamlı duygu…" "Saklarım gözümde güzelliğini, Her nereye baksam sen varsın orada. Gizlerim kalbimde muhabbetini Koymam yabancıyı sen varsın orada"
Biliyordum... Suskunluğuna öyle alışmış ki zemheri yüreğim, Sen söylemesen de,getirmesen de dile ve anlam getiremesem de;buralara ait olmadığını kabullenebiliyorum...
Kimlere uzanıyordu ellerin? Benimkilere dokunmama nedenine nasıl da uzaktı gözlerim... Oysa tenim bir nefes uzağındaydı, Sense sadece soluksuzluğunu verirdin bana...
Cayır cayır sana yanan ve bir o kadar susuz, Bir o kadar ıssız, Sana,varlığına,bana kattıklarına ve belki daha da fazla aldıklarına rağmen hâlâ masum bir bekleyiştir bu...
Ekmekle katık edecek kadar bile değildir umudum Olsun da...doyurmasa da olur Bir bak yeter...konuşmasan da olur
Karmakarışık,derbeder bir yerlerdeyim ben Kendimi kaybettim,bulamıyorum...(Bulsana beni...)
Sonu gelmeyen bekleyişlerden,gecelerin bitimsizliğinden,içimdeki sancıların canımı yakmasından öyle yoruldum ki... Ve sıkıldım... Bunları tek başıma aşacak gücü kendimde bulamamak çok koyuyor bana
Yokluğun vurdu zayıflığımın ortasındayken ben, Yediremedim gururuma...dudaklarda sus kaldım Yağmurlar yağdırdım gittiğin şehre, Sen olmayınca...gözlerde yaş kaldım...